KAMULAŞTIRMA İŞLEMLERİ
Kamulaştırma Nedir?
Kamulaştırma,
kamu yararının gerektirdiği hallerde özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek
kişilere ait olan taşınmaz malların tamamına veya bir kısmına, bedeli ödenmek
üzere devlet tarafından el konulması veya ilgili taşınmaz üzerinde irtifak
hakkı tesis edilmesi işlemidir. Mülkiyet hakkı esas olarak mutlak bir hak
olmakla birlikte, ancak bazı istisnai durumların varlığı halinde
kısıtlanabilmektedir. Kamulaştırma bu hallerden biridir. Bu süreçte, mal
sahibinin rızası aranmaksızın kamu hizmetlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi
amacıyla taşınmazlar kamulaştırılır.
Kamu
kuruluşlarının (çoğunlukla belediye yetkilileri) uygulamada, kamulaştırma
sürecinden geçmeden imar planlarında özel mülkiyete ait gayrimenkulleri kamu
kullanımına yönlendirdikleri bilinmektedir. Kamulaştırma süreci genellikle
yıllarca başlatılmadığından, mülk sahipleri kayıplarını telafi etmek için
kamulaştırma olmadan el koyma teorilerine göre tazminat davaları açmaktadır.
Kamulaştırma olmaksızın yapılan alımlar fiili ve hukuki alımlar
olarak ikiye ayrılabilir. Hukuki alımlarda, söz konusu mülk bir park veya yol
gibi konut dışı bir amaç için imar edilmiştir, ancak hükümet otoritesi
tarafından arazinin gerçek bir kullanımı yoktur. Fiili alımlarda, mülk aslında
idare tarafından tahsis edildiği kamusal amaç için kullanılır. Mülk
sahiplerinin idari organlara karşı açtığı tazminat davalarının mahkemelerin
dava yükünü önemli ölçüde artırdığı bilinmektedir.